DTÖ hesabı ortaya koydu: Dünya ekonomisi yüzde 10'luk fırsatı kaçırabilir
Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ), Dünya Ticaret Raporu 2026'da küresel ticaret sisteminin geleceğine ilişkin üç farklı senaryo ortaya koydu.
Rapora göre çok taraflı ticaret sisteminin güçlendirilmesi ve modernize edilmesi halinde küresel GSYH 2050'ye kadar yüzde 2,9, küresel ihracat ise yüzde 17,9 artabilir. GSYH'deki artışın 3 trilyon dolarlık ekonomik kazanıma karşılık geleceği hesaplanıyor.
En az gelişmiş ülkelerde ise kazanımın daha yüksek olabileceği öngörülüyor. Gümrük vergileri ve diğer ticaret maliyetlerindeki düşüşlerle bu ülkelerin GSYH'sinin yüzde 7,7 artabileceği tahmin ediliyor.
Ticaret Sisteminin Payı Geriliyor
Rapora göre küresel mal ticaretinin yüzde 72'si halen DTÖ kuralları çerçevesinde gerçekleşiyor. Ancak bu oran iki yıl önce yüzde 80 seviyesindeydi.
DTÖ'nün kurulduğu 1995'ten bu yana üyeler arasındaki ticaretin yüzde 140 arttığı tahmin edilirken, düşük ve orta gelirli ekonomilerin küresel ticaretten aldığı pay da yüzde 23'ten 2024 sonunda yüzde 45'e yükseldi. Dijital hizmetler ise küresel hizmet ihracatının yüzde 55'ini oluşturuyor.
Parçalanmanın Faturası Ağır Olabilir
DTÖ'nün ikinci senaryosu, ticaret işbirliğinin jeopolitik bloklar etrafında parçalandığı bir dünyayı ele alıyor. Bu durumda küresel GSYH'nin yüzde 5,1, ihracatın ise yüzde 18,6 azalabileceği hesaplanıyor. Çok taraflı işbirliğinin yerini serbest ticaret anlaşmaları ağının aldığı üçüncü senaryoda ise küresel GSYH'de yüzde 6,9, ihracatta yüzde 26,9'a varan düşüş öngörülüyor.
Böylece güçlendirilmiş çok taraflı sistemin sağlayabileceği kazanımla alternatif senaryolar arasındaki fark dikkate alındığında, küresel GSYH açısından potansiyel fırsat kaybının yüzde 10'a yaklaşabileceği belirtiliyor.
"Sistemin Zayıflaması Halinde Hepimiz Zarar Göreceğiz"
DTÖ Genel Direktörü Ngozi Okonjo-Iweala, küresel ticaretteki gerilimlerin yalnızca ticaret politikalarından kaynaklanmadığını; makroekonomik dengesizliklar, teknolojik değişim ve jeopolitik rekabetin de önemli rol oynadığını söyledi.
DTÖ kurallarının değişen küresel ekonomiye yeterince hızlı uyum sağlayamadığını belirten Okonjo-Iweala, "Bu eksikliklere rağmen, sistemin zayıflaması halinde hepimizin zarar göreceği açık." dedi.
DTÖ Başekonomisti Robert Staiger ise rapordaki hesaplamaların birer tahmin değil, farklı politika tercihlerinin sonuçlarını gösteren senaryo simülasyonları olduğunun altını çizdi.
Staiger, ticaret sisteminin değişen dünya ekonomisine uyum sağlaması gerektiğini belirterek görevi, "Bozuk olanı onarmak, modası geçmiş olanı güncellemek, işe yarayanı korumak ve işbirliğini yeni gerçekliklere göre uyarlamak." sözleriyle özetledi.